Dionysos—
İşte ben, Zeus'un oğlu Dionysos,
Kadmos'un kızı Semele'nin yıldırım dolu şimşekler içinde doğurduğu tanrı,
Thebai toprağına ayak basıyorum. Tanrılığımdan soyunup insan suretine
girdim... Ben Lydia'nın altın ovalarından geliyorum, İran'ın güneşten
kavrulan kırlarını, Baktria'nın uzun surlarnı;
Media'nın buzlarla örtülü
topraklarını, saadet diyarı Arabistan'ı, tuzlu denizin kıyılarında uzanan
bütün Asya ülkesini, Barbar'larla Hellen'lerin karışık yaşadığı, güzel
hisarlarla süslü şehirleri dolaştım. Oralarda korolarımı topladım; dinimi,
ayinlerimi öğrettim; şimdi kendimi Hellen'lere tanıtmak istiyorum. Hellen
toprağında Bakkha'ların keskin çığlıklarıyla çınlattığım, kadınlarının
çıplak vücutlarını ceylan postlarıyla sarıp ellerine thyrsos'u, sarmaşıklı
asayı verdiğim ilk şehir Thebai oldu.
...

Tanrının konuşmasının ardından
Bakkha’lar korosu ezgiye başlar
Asya topraklarından geldim,
Yüce Tmolos’u aştım,
Tanrımız Bromis uğrunda
Durmadan ,yorulmadan koşuyordum.
Euhoi diye bağırarak
Bakkhos’un şerefine.
Kim o, yolda gezen?
Çekilsin herkes damının altına,
Temizleyip kapansın bütün ağızlar;
Şimdi ben, Euhoi sesleriyle
Dionysos’u kutluyorum.
...
Metindede görüldüğü gibi tanrının
bir çok adı vardır. Dionysos ,Bakkhos ve Bromis bunlar arasında en çok
bilinenler olmakla birlikte ; Euhios, Dithyrambos, İakkhos ve İobakkhos gibi
isimlerle de anılmaktadır..
Tanrının isimleri tam olarak
anlamlandırılabilmiş değildir. Dionysos adı konusunda iki görüş vardır.
bunlardan birincisi, Azra Erhat, Derman Bayladı gibi yazarların belirttiği “
dio- nysos” diye iki kökün birleşmesinden oluşmuştur. Dio, (dios,dio,di)
gibi köklerle bağlı kılınıp “tanrı” anlamına gelmektedir. Nysa kelimesi ise
antik dönemlerde birçok dağa ve şehre isim olmuş.(Trakya’da, Theselya’da,
Makedonya’da Hindistan ve Arabistan’da Nysa isimli dağlar vardır. Anadolu’da
ise bu isimle Sultanhisar’daki antik bir şehir ve birkaç dağ vardır.) Bu
şekliyle Dionysos , “Nysa Dağının Tanrısı” anlamını taşımaktadır.
Diğer bir görüş ise tanrının doğumuna
ilişkin mitoslarla bağlantı kurarak, “iki kez doğan” anlamından
bahsetmektedir. Fakat bunun Yunanca karşılığı desteksiz kalır.
Bazı araştırmacılar, Dionysos’un “iki
kez doğan” niteliğini karşılayan kelimenin “ditrambos” kelimesiyle karşılık
bulduğunu belirtmektedir.



DİONYSOS’UN
DOĞUŞU:
Yunan panteonunun Dionysos ‘a
yaklaşımı ilginç sonuçlarıyla dikkat çekici bir konudur.
Tanrının doğuş efsaneleri Yunan
Dini’nin Dionysos ‘u kabulünde ne kadar zorlandığını somutlayan en iyi
örnektir.
Mitosa göre Dionysos, Zeus ’la -Thebia
kralı Kadmosun kızı- Semele’nin oğludur.
Hera ,Zeus’u Semele’den kıskanır ve
yaşlı bir kadın (bazı kaynaklarda Beroe, –Semele’nin annesi-) kılığına
girerek Dionysos’un annesine tavsiyelerde bulunur. “Mademki tanrılar tanrısı
Zeus’un sevgilisisin, ondan, sana da, tüm ihtişamı ile kendi karısına
göründüğü gibi görünmesini istemelisin.”
Semele’nin bu isteğe boyun eğen Zeus,
tüm parlaklığı ile sevgilisine göründüğü anda yıldırımlarla yanan kadın
rahmindeki yedi aylık çocuğu düşürür. Bu çocuk Zeus’un oğlu Dionysos’dur.
Zeus Semele’nin düşürdüğü ve mucizevi olarak orada biten sık yapraklı bir
sarmaşığın yanmaktan koruduğu Dionysos’u baldırına (kimi kaynakta
kalçasına) kancalarla yerleştirir ve zamanı geldiğinde onu ikinci bir
doğumla meydana getirir. Böylece Dionysos iki kez doğmuş olur.
(Matriarkal özellikler taşıyan
Dionysos’a patriarkal bir kimlik kazandırma çabası, yukarda anlatılan doğum
olayıyla çok net anlaşılıyor. Zeus’un dışardan gelme bu tanrıya hakimiyetini
vurgulayan baldırdan doğumun bir benzerini de Athena’nın doğumunda görmek
mümkün.)
Söylencenin devamına dönersek: Zeus
oğlunu kıskanç karısının hışmından korumak için Hermes’le birlikte Nyssa
Dağında sarmaşıklarla kaplı bir mağaraya gönderir. Hermes,tanrıyı mağaradaki
nymphalere bırakır. Bu periler, Dionysos’u büyütüp eğitirler. Eğiticiler
arasında Silenos’da vardır.
Dionysos gençlik çağına geldiğinde
mağaradaki üzümleri kullanarak şarap yapma sanatını bulur.